Kendime bile itiraf etmekten
korkuyorum.Sahi neydi bunun adı?Aşk mı?Hayranlık mı?Güzelliğinden
etkilenip kısa süreli bir beğenme arzusu mu?Kafamı kurcalayan o kadar
çok soru var ki,onu ilk gördüğümden beri bunun olmasından
korkuyordum.Başta sadece ondan etkilenip,hayranlık duygusu
sanıyordum.Ama gitgide ona bağlanıyordum.Başkası duysa kesinlikle
gülerdi halime.Hoş kendime bile itiraf etmekten korkuyordum...
İmkansız aşktı bu.En olmaması gereken zaman da en olmaması gereken
kişiye aşık olmuştum.Yüreğime söz dinletemiyordum.O kadar güzeldi
ki,simsiyah saçları,bembeyaz teni ve muhteşem bir gülüşü vardı.O güldümü
herşeyi unuturdum.Öyle tatlı bir bakışı vardı ki,böyle güzel gözlü
birine rastlamadım daha önce.Zayıf,narin elleri ve doğal,saf
güzelliğiyle hemen dikkatleri üstüne çekerdi.Tatlı hoş
sohbeti,mütevaziliği ve o sevecen ruhuyla gözümü kapadığımda bile
unutmak mümkün olmuyordu hayalini...
Artık emindim
duygularımdan.Bunun adı aşktı.Her ne kadar imkansız olsada,her ne kadar
gülünç olsada,evet evet,emindim aşktı bu.Hemde imkansız aşk...
Herşeye rağmen
Herkese inat
İmkansız olduğunu bile bile,
Kendime bile inat
Seviyorum seni
Ölesiye...
Özgür Pamukcu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder